Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tansu Duran
Tansu Duran
TİTA SEN İNSAN MISIN?
Öncelikle futbol adına her şeyin bulunduran bu maçı bizlere izlettirdiği için; her iki takımın oyuncularına ve hakem dörtlüsüne teşekkür ederiz.

10/20/2010 / 12:00:39 PM
Bu haber 2015 defa okundu


Aslına sorarsanız maç heyecan fırtınası şeklinde; yani top bir o kalede bir bu kalede geçmedi. Yine de 2 kez yenik duruma düşen bir takım; sonuçta galip gelmesini bildi. Bu durum, takımın taraftarlarını da fazlasıyla heyecanlandırdı.


Maçtan önce Ankara takımlarına karşı; son 11 maçta yenilgi yüzü görmeyen Antalyaspor, bu geleneğini sürdürdü. Darısı diğer maçların başına diyelim.


Ömer’in Gençlerbirliği maçına çıkması, bu sezon ilk maçı olması nedeniyle bizi rahatlatmıştı. Necati’nin yokluğunu hala hisseden Antalyaspor’da Tita yine ipleri eline aldı. En azından denk kuvvetlerin maçında, deplasman iç saha dinlemeyen Antalyaspor maça damgasını vurdu.


Daha ilk dakikalarda, yediğimiz iki gol de büyük payı bulunan Radaljic kendini gösterdi.


Penaltıdan sonra toparlanan Antalyaspor, oyundaki kontrolü eline aldı. Beklenen gol; Tita’nın müthiş oyununa faulle engel olan Gençlerbirliği defansının hediyesi olan penaltıdan gelecek ümidiyle izledik. Tita imkansızı başararak penaltıyı kaçırdı. Demek ki Tita kolay golleri atmak istemiyor. Ama gol geleceğim diye inat edince Kerem, kendinden beklenen oyunuyla doğru bir son vuruş ile virgül koydu.

Skor dengelenince oyunun kalitesinde inanılmaz bir düşüş oldu. Daha doğrusu kontrolü elinden bırakmayan Antalyaspor oyunu soğutabileceği kadar soğuttu. Öyle ki futbolseverleri bile futbol izlemekten soğutmuştu. Amacı “hakimiyet nasıl olsa bende galibiyet golünü de bir ara atarım”dı. Fakat kazın ayağı öyle değildi. Galip bir takım olduğunda belki son 5 dakika oynayacağın futbol budur. Yanlış zamanda yanlış hareketler olduğunu Ermin Zec gösterdi.


Ömer oynamaya oynamaya futbolu da unutmuş gibiydi. Şimdi yaptığı galip gelindi diye unutulacak bir şey değil. Radaljic, maç boyunca böyle anlamsız şeyler yapabilir. Ama senin böyle acemice bir şey yapmaya hakkın yok sayın Kaptanım. Baktın alamayacaksın at topu en kötü taca. Bunu Kasımpaşa kalecisi olan genç adam yapabilir ama senin böyle bir lüksün yok. Ya Tita gününde olmasaydı. Herkes seni konuşacaktı. Yediğin gol, gol gibi olunca laf diyecek adam bulunmaz sayın Kaptanım. Zaten sen bizim örnek Kaptanımızsın ve güzel de basit de olsa gol yememeni dileriz.


Ermin Zec’e hediye edilen golden sonra; kontrol sahibinin aklına gol atmak geldi. Antalyaspor takım halinde ofans oyuna döndü. Nitekim de geçen hafta olduğu gibi Tita “Penaltı gibi basit goller yerine öyle goller atarım ki herkes beni konuşur” dedi adeta. 4 dakika içinde muazzam bir frikik golünün ardından samba yaparak bir bir adam geçen Tita, öyle güzel vurdu ki denilecek söz var mı diye insanlar google’ dan arama yaptı ama bulamadı.


Alpaslan daha oyuna girer girmez yaptığı hareketle aldığı kırmızı kart nedeniyle Gençlerbirliği için maçı kabusa dönüştürdü. Bence maçın kırılma noktası bu kırmızı karttı. Gençler iyi bir takım ama orta sahada daha etkili olması gerekiyor. Ermin Zec’ in de kıymeti bilinmeli. Belli mi olur iyi alışveriş yaptığımız Gençler gelecek sezon bize bu oyuncuyu verir.


Antalyaspor’a tekrar dönersek maçı kazanmak için herşeyi yapan Kerem, Sedat, Proment’ i es geçemeyiz. Hele ki Proment’in oyuna girişiyle bütün taşlar yerine oturdu. Kerem önce Zitouni’ nin sonra da Kenan’ ın bölgesine geçerek oyuna büyük etki etti.


Sedat durmak bilmeyen bir görev adamı. Yerine giren Ertuğrul gibi çok çalıştı.


Fakat asıl parantez açılması gereken kişi Uğur İnceman’dı. Bu futbolcumuzu hala Beşiktaş’ın bize nasıl verdiğini anlamıyorum. Orta sahada gerçek bir lokomotif. Şöyle bir istatistik verelim. Uğur’un oynadığı maç sayısı 4. Oynadığı tüm maçlarda Antalyaspor galip geldi. Yani Antalya’ nın Uğur’ u oldu.


Deniz Barış ise defansın bel kemiği. İnsan onun varlığında rahat ediyor. Sanırım her iki oyuncu için İstanbul kulüpleri üzülecek.


Son paragraflar Şifo Mehmet hocamıza ait. Geldi geleli çok yol katetti. Antalyaspor ile tecrübe kazandı diyebiliriz. Antalyaspor’ un yükselişteki ivmesi aynı zamanda kendisinin teknik patronluktaki ivmesi.


Şifo bizim Sir Alex Ferguson’ umuz olsa, uzun yıllar sıkılmadan bıkmadan daha ileriyi hedeflese, Beşiktaş yerine yeni bir büyük kulüp kurma amacını kurgulasa Türk futbolu kazanmaz mı? Aksi takdirde acımasız İstanbul skor basını, bu değerli insana neler yapar düşünmek istemiyorum. Bu görüş beni bağlar ama böyle bir temenniye kim hayır diyebilir ki?


Yazımın sonunda Antalyaspor’ un bu haftası gibi bir haftanız olsun dileğiyle. Hoş ve mutlu kalın

Tansu Duran Önceki Yazıları

      Önceki Maçımız
  Fenerbahçe   Antalyaspor
 
2-0
      Sonraki Maçımız
  Antalyaspor   Kayserispor
  - -

  : 16.04.2012 :Pazartesi
  : 19:00
  : Mardan
Yazarlarımız
  Üye Girisi
Anket» 
Antalyaspor Ligi Kaçıncı Sırada Bitirir?
Şampiyon - (70)
İkinci - (10)
Üçüncü - (8)
4. - 5. - (42)
6.- 9. - (225)
10. - 15. - (191)
Küme Düşer - (199)

                                  
 
Mail List